Ne hasta bekler sabahı,Ne taze ölüyü mezar,Ne de şeytan bir günahı,Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni,Yokluğunda buldum seni;Bırak vehmimde gölgeni,Gelme, artık neye yarar?... Devamını Oku
Yazan yolcugidiyor | 21.Eki.2008 20:06:07 | Puan Ver : 0 | Yorumlar : 0 | Okunma : 1723 | Yazdır | Gönder | Word
İçerimde koca bir dağ gizlidir,Rüzgar döne döne çıkar mı bilmem.Yarim ince uzun, saz benizlidir,Başımı göğsünde sıkar mı bilmem. Hey... Ne kimsesizdir bu uzun yollar,Gözlerim yollarda birini kollar,Bana kim göklerden bir haber yollar,Gökler susa susa bıkar mı bilmem. İçlensem, içlensem bir hayal kursam,Göklere yaslanıp çığlık savursam,İçimdeki dağı dağlara vursam,Bu vuruş gönlümü yıkar mı bilmem.... Devamını Oku
Sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında,Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum.Yolumun karanlığa saplanan noktasında,Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.İn-cin uykuda bir tek iki yoldaş uyanık.Biri benim bir de serseri kaldırımlar. İçimde damla damla bir korku birikiyor,Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler. Kaldırımlar, çilekeş insanlar... Devamını Oku
Eve dönmez bir akşam;Ve gün yüzlü çocuğu,Sorar: Nerede babam? Bakarlar, oldu, bitti;Gelir, derler çocuğa,Baban attaya gitti. Uzar gider bu atta;Ve neler neler olmazVe kimbilir ve hatta; Bir mahşer gerisinde;Babası döner bir gün,Oğlunun derisinde...... Devamını Oku
Elimde, sükutun nabzını dinle,Dinle de gönlümü alıver gitsin!Saçlarımdan tutup, kör gözlerinle,Yaşlı gözlerime dalıver gitsin! Yürü, gölgen seni uğurlamakta,Küçülüp küçülüp kaybol ırakta,Yolu tam dönerken arkana bak da,Köşede bir lahza kalıver gitsin! ümidim yılların seline düştü,Saçının en titrek teline düştü,Kuru bir yaprak gibi eline düştü,İstersen rüzgara salıver gitsin!... Devamını Oku
Yazan yolcugidiyor | 21.Eki.2008 19:43:54 | Puan Ver : 0 | Yorumlar : 0 | Okunma : 3255 | Yazdır | Gönder | Word
ölünün Odası Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş; Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş. Sütbeyaz duvarlarda, çivilerin gölgesi; Artık ne bir çıtırtı, ne de bir ayak sesi... Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölü; üstü, boynuna kadar bir çarsafla örtülü. Bezin üstünde, ayak parmaklarının izi; Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi. Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana; Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahşap tavana. Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var; Küçük bir çizgi, kü... Devamını Oku
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine: çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.Hey Sakarya, kim demiş suya vur... Devamını Oku