Orijinali görmek için : Forum / Hz. Ali (R.a)
nur : Hz. Ali (R.a)
09.03.2008 18:19:07
Hazreti Ali -radiyallahu anh- Peygamberimiz gibi, Hazreti Ali de Kureyş kabilesinden ve Hâşimî kolundandı. Rasûl-i Ekremi himaye eden amcası Ebûtâlibin oğluydu. Ebûtâlib, yeğeni Hazreti Muhammed (S.A.V.) i sekiz yaşından beri himayesi artına almış bulunduğu için, Peygamberimiz de, Hadîce ile evlendikten sonra, amcasına bir yardım olsun diye, oğlu Aliyi yanına almıştı. Ebûtâlibin ailesi kalabalık, mâlî durumu güçlük için-deydi. Bu sebepten, küçük oğlu Ali, beş yaşındanberi Rasûl-i Ekrem'in evinde bulunuyordu. Onun terbiyesi ile yetişti. O irfan hazinesinden feyz almıştı. Hazreti Ali'nin babası: Ebûtâlib, annesi: Esed kızı Fâtıme idi. Bu sebepten Ali, hem babası ve hem anası tarafından Hâşimî idi. Medine devrinde, Rasûl-i Ekrem'in sevgili kızı Fâtımetüzzehrâ ile evleninceye kadar, Hazreti Ali, Resûlullahın yanında kalmış, damadı olunca ayrı eve çıkmıştı. Resûl-i Ekrem'e peygamberlik geldiği zaman Ali pek küçüktü. Hemen on yaşında bir
İçeriğin Devamı Sadece Üyeler İçindir!
Üye Olmak İçin Tıklayın
Yusufum_42
09.03.2008 19:28:28
Ablacım ellerinize sağlık Allah razı olsun inş.Ey Müslümanlar, bu Ali bin Ebu Talib'dir. Bu Muhacir ve Enssar'ın büyüğüdür,amcamın oğludur ve damadımdır. Teni tenimden, kanı kanımdandır. İki torunumun Babasıdır. Hasan ve Hüseyin Cennet gençlerinin Seyyidleridir. Ali bir çok sıkıntımı giderdi. Çok kuvvetli düşmanları susturdu. Bu, Allah'ın aslanı ve kılıcıdır. Allah'ın ve bütün lanet edenlerin laneti, buna buğz edenlere olsun. Allahü teala ona buğz edenlerden uzaktır, bende uzağım. Allahtan uzak olmak istemeyen, Ali'den uzak olmasın. Burada olanlar bu vasiyetimi, burada olmayanlara ulaştırsın. Ya Ali senin hakkında ne söyledimse Allahü teala biliyor ki fazlası ile doğrudur. (Hz. Muhammed s.a.v.)
İçeriğin Devamı Sadece Üyeler İçindir!
Üye Olmak İçin Tıklayın
Es-selamun aleykum.... Ali benden, ben de Ali'denim, kendisi de tüm müminlerin Veli'sidir Ali, dinin direğidir Ali, ümmet içerisinde Allah'ın indirdikleri hakkında en çok bilgi sahibi olan kimsedir Al-i Muhammed'i tanımak Cehennem’den kurtuluştur; Al-i Muhammed'i sevmek Sırat Köprüsü’nden geçiştir; Al-i Muhammed'in velayetini kabul etmek azaptan emanda olmaktır Ali’nin dostu, benim dostum; Ali’nin düşmanı, benim düşmanımdır.Ali'nin on sekiz özelliği var ki, bunların hiç biri bu ümmetten hiç kimsede yoktur.Bana iman edip beni doğrulayana Ali bin Ebi Talib'in velayetini tavsiye ederim. Kim onu veli edinirse beni veli edinmiş olur, beni veli edinen de Allah’ı veli edinmiş olur, onu seven beni sevmiştir, beni seven de Allah’ı sevmiştir, onu buğzeden beni buğzetmiştir, beni buğzeden de Allah’ı buğzetmiştir Kim, benim hayatımla yaşamayı, benim ölümümle ölmeyi ve Rabb’imin bana vadettiği Huld cennetine girmeyi arzuluyorsa, benden sonra Ali’yi, ondan sonra da zürreyitini sevmelidir. Çünkü onla
İçeriğin Devamı Sadece Üyeler İçindir!
Üye Olmak İçin Tıklayın
sila27
25.05.2008 09:55:03
1- Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a): Ben sizlerin içinde iki değer biçilmez şey bırakıyorum, bunların biri diğerinden daha büyüktür; benden sonra bunlara sarılırsanız sapıklığa düşmez-siniz. Bunlardan biri Allah ipi mesabesinde olup gökten yere uzatılmış Allah'ın kitabı Kur'an'dır, diğeri ise itretim olan Ehlibeyt'imdir. Benden sonraki bu iki halefime nasıl davranacağınıza bakın. 2- Resul-i Ekrem (s.a.a): Allah-u Teâla cenneti, benim Ehlibeyt'ime zulüm ve ihanet edenlere, sövenlere, onlarla sava-şanlara ve itretimi inciterek bana eziyette bulananlara haram kılmıştır. 3- Enes ibn-i Malik, Resulullah'ın (s.a.a) ona şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: Ey Enes, Allah bu gece bana Kevser'i ata etti (bağışladı); uzunluğu altı yüz yıllık bir mesafe, genişliği ise doğu ve batının genişliği kadardır. Benden önce (ya Enes) kimse ondan içemez. Bana verdiği ahdi bozarak sözünde durmayanlar, itretimi korkutan ve Ehlibeyt'imi öldürenler Kevser havuzunun suyundan içemezler. 4- Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a): Her k
İçeriğin Devamı Sadece Üyeler İçindir!
Üye Olmak İçin Tıklayın
SENİN FATIMA'N VARMI...? Düşünün ki elinizde öyle değerli bir kitap var ki, bu kitap yaşam rehberiniz olacak niteliktedir. Her okuyuşunuzda yeni ufuklara kavuşursunuz, yüreğiniz aşkla dolar. Bir ömür okusanız da bitiremeyeceğiniz, yaşamınıza, gönlünüze, ruhunuza hitap etmekle kalmayıp cennetin anahtarını sunar size. Ne yaparsınız? Bu kitabı mutlaka elde eder, gözünüz gibi korur, defalarca okursunuz değil mi? Evet doğrusu da budur zaten.Bahsedilen kitap, beşerin yazdığı somut bir kitap değildir elbette. Yaşamının her ayrıntısı, gönüllere kazınılması gerekilen Hz. Fatıma-ı Zehra’dır. O alemlere nur olarak gönderilen Kur’an’ı kendi yaşamına geçirmiştir. Bir başka deyişle Fatıma, Kur’an’ın pratiğe geçirilmiş hali, yani yaşayan Kur’an’dır. Bu yüzden Allah’ın övgüsüne nail olmuştur. Resulullah (s.a.a) Hz. Fatıma’yı şöyle tanımlar: “Kızım Fatıma (s.a) geçmiş - gelecek bütün kadınlardan üstündür. O vücudumun bir parçasıdır, gözümün nuru ve kalbimin meyvesidir. O benim ruhumdur. O insanlardan o
İçeriğin Devamı Sadece Üyeler İçindir!
Üye Olmak İçin Tıklayın
2007-2008 © Copyright (¯`·._.·[ByHaykiris]·._.·´¯)