BEHÇET HASTALIgI - Behcet Hastaligi nedir aciklamasi anlamihakkinda bilgiler

Agizda aft (sari-gri renkte etrafi kirmizi halka ile çevrili lekecik), tenasül organlarinda yüzeysel (sathi) ülserler (doku tahribi bölgeleri) ve gözde ön odacikta irin (nadiren olmayabilir), üvea (damar) tabakalarinin iltihabi gibi üç esas arizasi bulunan, çok agrili, alevlenmelerle tekrarlayan, müzmin seyirli, ekseriya iki gözü tutan, körlükle nihayet bulan ve daha çok erkeklerde görülen bir hastalik. Bu hastalikta deri, eklem, kalb, damarlar, akciger, mide, barsak, böbrek ve sinir sisteminde de arazlar görülebilir.
ilk olarak 1937 yilinda, istanbul Üniversitesinde dermatolog (deri hastaliklari uzmani) Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafindan yukarida belirtilen arazlarla seyreden bir hastalik tarif edilmistir. 1947 yilinda ise, Cenevre Tip Kongresinde Zürihli Prof. Mischer’in tavsiyesiyle hastaliga, “Behçet Hastaligi” adi verilmistir. Daha sonra Türk göz hastaliklari hekimleri (Ayberk, Basar, Bengisu)ve Batili göz hastaliklari uzmanlari (Weckers, Franceschetti, Babel ve Meyer) vak’alarla Behçet’in tarif ettigi hastaligi dogrulamislardir.
Hastaligin sebebi olarak halen virüs, mukoz salgi imal eden zarlara karsi spesifik antikor ve HLA-5 doku antikoru yani immun sistem (bagisiklik) bozuklugu suçlanmaktadir. Behçet Hastaligi bir veya birkaç aylik hatta bir yillik aralarla tekrarlar ve her tekrardan sonra kisa süreli (yaklasik bir ay kadar ) iyilik dönemi birakir.