Beden Egitimi - Beden Egitim nedir aciklamasi tarihcesi anlami

Vücudun çesitli kisimlarini güçlendirmek için yapilan hareketler. Bu hareketler, kol, bacak, kalça, omuz, bel ve karin kaslarini güçlendirir. Ayrica kisinin saglikli bir hayat sürmesini saglar. Beden egitiminde hareketler aletli veya aletsiz olarak yapilabilir. Aletli hareketler, top, labut, ip, barfiks vb. aletlerle yapilir.
Aletsiz yapilan ritmik hareketler bilhassa kalp ve dolasim sisteminin düzenli çalismasini saglar. Her sabah yataktan kalktiktan sonra bir program dahilinde 10-15 dakika yapilacak hareketler, sabah uyusuklugunu giderdigi gibi insana zindelik kazandirir.
Beden egitiminin tarihçesi: Eskiden beri insanlar çocuklarini günlük hayata, zamanin yasayis tarzina uyacak biçimde yetistirmek için, onlara güresmelerini, zipkin ve ok atmasini ögretirlerdi. Bülug çaglarinda avlanir, savasa hazirlanirlardi.
Kazilardan anlasilan bilgilere göre, beden egitimini programli bir sekilde ilk defa uygulayan eski Yunanlilar olmustur. Spor sahalari “gymnasion” lar açilmistir. Gymnasion Yunanca “çiplak” anlamina gelen “gymnos” (gümnes) sözünden türetilmistir. Beden egitimi o çaglarda çiplak olarak yapilirdi. “Cimnastik” kelimesi “gymnosium” kökünden gelmektedir. Yeni çagda beden egitimini sistemli bir hale getiren ilk ülke Almanya olmustur. Almanlarin daha ziyade aletli beden egitimi sistemi, genis ölçüde alet kullanmaya dayanmistir. On dokuzuncu yüzyilin baslarinda Pehr Hanrik Ling ile oglu Hjalmar isveç cimnastigini kurmustur. Avrupa ülkeleri daha ziyade isveç cimnastiginden ikinci Dünya Savasina kadar askeri alanda faydalanmislardir.
Gene 19. yüzyilin baslarinda Danimarka ve ingiltere’de beden egitim usulleri gelistirilmis, programlar yapilarak çesitli basarilar saglanmisdir.
Türklerde beden egitimi: Türkler Orta Asya’da aletli veya aletsiz olarak savasa hazirlayici idmanlara önem vermisler, programli çalismalar yapmislardir. Bu arada binicilik, güres, okçuluk, cirit atma, av, kosu ve çevgen gibi sporlarda gençlerin yetistirilmesi önem kazanmisti.
Osmanlilarda da at ve ok meydanlari, pehlivan tekkeleri kurulmus, buralarda yeniçeriler egitilip savasa hazirlanmistir. Osmanlilar ata binmekte, ok ve cirit atmada hüner sahibiydiler. Osmanli padisalarindan Dördüncü Murad’in atmis oldugu oku bugün dünya sampiyonlari bile atamamaktadir. Osmanlilarda zamanla gelisen cemiyet yardimi karekterini tasiyan “Tulumbacilik” teskilatinin hazirlik için yaptigi faaliyetleri de beden egitimi çalismalarindan sayilabilir.
Yurdumuzda bugünkü anlamiyla beden egitimi Tanzimattan sonra baslamistir. ilk olarak, Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesinde) beden egitimi dersi konulmustur. Yurdumuza isveç cimnastigini getiren Selim Sirri Tarcan’dir (1911). Onun öncülügü ile bu sistem Türkiye’de uygulanmaya baslamistir. Yirminci yüzyilla birlikte futbol kulüplerinin kurulmasiyla boks, tenis, güres, bisiklet, yelken, kürek, yüzme, atletizm gibi sporlar kulüp faaliyetleri arasinda yer almaya basladi ve gelistirildi.
Beden Terbiyesi Genel Müdürlügü de 1938’de yayinlanan bir kanunla kuruldu. Gayesi, milletin bedeni ve ruhi olarak saglikli gelismesini saglamak, cemiyete faydali nesiller yetistirmektir.