BALTACILAR
Osmanli devlet teskilatinda, saraylarin muhafiz kit’alarina verilen isim. “Teberdaran” ismi de verilen bu teskilata devsirmelerden seçilen kimseler alinirdi. Osmanli Devletinin klasik döneminde baltacilar, Zülüflü Baltacilar (Topkapi Sarayindaki Baltacilara mahsus isim), Eski Saray, Galata Sarayi ibrahimpasa Sarayi ve Edirne Sarayi olmak üzere bes ocak halinde teskilatlanmislardi.
Sultan ikinci Murad zamaninda kurulan bu teskilata acemi oglanlarin güçlü, kuvvetli ve iri cüsseli olanlari alinirdi. Önceleri nakliye ve istihkam sinifi olarak vazife görmüsler, Fatih Sultan Mehmed devrinde ise saray muhafazasina alinmislardir.
Devsirme usulü devam ettigi müddetçe, acemi ocagindan çikmalar yapilirken, diger ocaklarla beraber Baltacilar Ocagina da acemi oglani verilirdi. Burada yetistikten sonra, ya hizmete devam ederler, ya kapikulu süvarisi veya yeniçeri ocagina geçerlerdi. Digerlerine göre daha imtiyazli bir ocak olan Zülüflü Baltacilarin çikmalari, Sipahi ve Silahdar bölüklerine olurdu. Galata ve ibrahimpasa Sarayi teskilatlari bozulduktan sonra (1675), Baltacilar; “Zülüflü” ve “Eski Saray Baltacilari” olmak üzere yeniden teskilatlandirilmislardir.
Zülüflü Baltacilar, Topkapi Sarayinin orta kapisi dahilindeki koguslarinda yatarlardi ve "çiniden yukari yatan" ve "çiniden asagi yatan"lar olmak üzere iki gruptu. Zülüflü Baltacilarin mutat vazifelerinden biri, ayda bir kere Topkapi Sarayi Haremine odun tasimakti. Enli ve yüksek yakali dolama giydikleri ve basliklarinin yanlarinda yünden zülüf sarkittiklari için bunlara “Zülüflü Baltaci” ismi verilmistir.
Zülüflü Baltacilarin diger vazifeleri arasinda bayram ve cüluslerde padisahin tahtini Babüssaade’nin önüne getirmek, arkasinda nöbet tutmak, padisahin haremiyle beraber sayfiyeye gidisinde esyasini tasimak, her sene Sultanahmed Camiinde okunmasi adet olunan mevlid sirasinda orada bulunanlara serbet, gülsuyu ve buhur dagitmak, harb esnasinda da 30 Zülüflü Baltacinin sancak-i serif altinda Kur’an-i kerim okumasi sayilabilir. Ayrica padisah mutfaginin asçibasiligi ve yamakligi vazifesini de yaparlardi. Darüssaade Agasi, Silahdar Agasi, Hazine Kethüdasi, Seferler Kethüdasi gibi enderun amirlerinin hizmetinde de birkaç Zülüflü Baltaci bulunurdu.
Zülüflü Baltacilarin amirlerine verilen isimler zaman içinde teskilatta yapilan degisikliklerle farkli sekilde ortaya çikti. En büyük zabiti Baltacilar Kethüdasi idi. Bundan baska, aga, katib, ser-oda kethüdasi ve baltacilara ders okutan hoca vardi.
Zülüflü Baltacilarin sekizi biçakli-eski baltaci olup, bunlar kidemce yüksektiler ve sirma kusak takarlardi. Biçakli-eskilerden sonra mülazimler gelirdi. Mülazimler biçakli-eskilige namzed demekti. Bütün baltacilarin bellerinde siyah sahtiyandan enli kemer ve baslarinda 30-33 cm yüksekliginde tepesi yassi deve tüyü külah bulunur ve iç fesin kirmizi rengi iki parmak kadar görünürdü. Üzerlerine giydikleri dolamanin (kaput) rengi ise 18. asirda kirmizi, yesilken sonradan lacivert olmustur.
Zülüflü Baltacilar Ocagi, Sultan Üçüncü Mustafa Han devrinde kaldirilmissa da, Sultan Birinci Abdülhamid Han zamaninda tekrar ihdas edilmistir.
Eski Saray Baltacilari ise, istanbul Üniversitesinin bulundugu arazideki Eski Sarayin Mercan Yokusu tarafindaki kapisindaydi. Bunlar Bayezid Camiinde ders görürler, içlerinden kabiliyetli olanlar, Darüssaade Agasinin nezaretindeki Haremeyn evkafi yaziciligiyla Darüssaade Agasinin hususi katipligini yaparlardi. Buradan yetisip hacegan olan ve sadrazamliga kadar yükselenler dahi olmustur.