ANAYASA
Devletin esas kurulusunu, devletin kisilerle ve kisilerin birbirleriyle olan münasebetlerindeki temel hak ve hürriyetlerini belirten, taninan bu hak ve hürriyetlerinin kisitlanmasini engelleyecek yasama ve yargi sistemini kuran temel kanun. Anayasaya aykiri kanun çikarilamaz ve hiç bir kimse ve organ, kaynagini anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.
Anayasada umumiyetle devletin temel siyasi ve idari organizasyonu ile vatandaslarin temel hak ve hürriyetleri, devlete karsi vazife ve mükellefiyetleri tesbit edilir. Birçok ülkede anayasa bu maksatla teskil edilmis kurum (Kurucu Meclis) tarafindan hazirlanmistir. Anayasanin bazi maddelerinin degistirilemeyecegi anayasa hükmü olarak yer almistir.
Anayasinin çesitli hükümleri arasinda çok geçen ve varligi özellikle belirtilen kuruluslara “Anayasal Kuruluslar”; Anayasanin bütün hükümlerinin normal biçimde islemesine “Anayasal düzen”; çikan kanunlarin ve yöneticilerin icraatlarinin anayasaya uygun olmasina “Anayasa’nin üstünlügü”; anayasanin vatandaslara tanidigi temel haklara ise “Anayasal haklar” denir.
Avrupa’da ilk yazili Anayasa 1628 yilinda ingiltere’de hazirlanmistir. Türkiye’de ise ilk yazili Anayasa rejiminin temeli; 1808 Sened-i ittifak, 1839 Gülhane Hatt-i Humayunu ve 1856 Islahat Fermani ile atilmistir. ilk yazili Anayasa 1293 Kanun-i Esasisi adi altinda Midhat Pasa ve ayni düsüncede olanlarin gayret ve çalismalari ile 23 Aralik 1876’da Sultan ikinci Abdülhamid Han tarafindan ilan edilmistir. Yeni Anayasa, padisah tarafindan tayin edilen Ayan üyeleri ile seçimle gelen meb’uslardan kurulu iki meclisli bir parlamento meydana getirmistir. Meclis-i Ayan ve Meclis-i Meb’usandan olusan meclise, “Meclis-i Umumi” adi verilmistir.
O zamanki parlamentoda Meb’uslarin % 40’i Türk’tü. Türk olmayanlarin çogu ise Osmanli Devletini parçalamak için açiktan faaliyet gösteriyorlardi. Meb’uslar arasindaki derin anlasmazlik ve Osmanli Devletini bölme ve yikma faaliyetlerinin tehlikeli bir noktaya gelmesi üzerine, 1877 subat basinda Padisah, Anayasa’da yer alan bir maddeye dayanarak meclisi tatil etti. Böylece Anayasa’yi yürürlükten kaldirmis oldu.
Hareket Ordusunun istanbul’a gelmesi ve ittihat Terakkici’lerin iktidari ele geçirmeleri üzerine 23 Temmuz 1908’de Anayasa yeniden yürürlüge kondu. 1908’de faaliyete geçen meclis, Osmanli Devletinin bölünmesini ve yikilisini önleyemedi. Hatta daha da hizlandirdi.
Sultan ikinci Abdülhamid Han, yaklasan Birinci Dünya Harbinde tarafsiz kalarak, harbin sonunda güçsüz kalan taraflardan kaybedilen Osmanli topraklarinin bir kismini yeniden ele geçirmeyi devletin temel politikasi yapmisti.
1908’de zorla iktidar olan ittihat ve Terakki ise, Almanya’nin galip gelecegine inanarak emr-i vakiler ile savasa sokarak Osmanli Devletinin yikilmasina sebep oldu.
ingiliz ve Fransiz kuvvetlerinin istanbul’u 16 Mart 1920’de isgali üzerine, ikinci Osmanli Meclisi 18 Mart 1920’de tatil karari aldi. 11 Nisan 1920 günü Sultan Vahideddin Han meclisi fesh etti. 23 Nisan 1920’de Ankara’da çalismalarina baslayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bir Anayasa’nin hazirlanmasi çalismalarina hemen basladi. Temsili rejimin bir uygulama sekli olan “Meclis Hükümeti” sistemini getiren 24 maddelik bir Anayasa kabul edildi. Bu Anayasa, 1921 Teskilat-i Esasiye Kanunu’dur.
istiklal Harbi’nin kazanilmasindan sonra, devletin kurulusunu ilgilendiren temel degisikliklerin olmasindan dolayi yeni bir Anayasa hazirlandi. 24 Mayis 1924’te Resmi Gazete’de nesredilerek yürürlüge giren bu Anayasa 105 maddeden ibaret olup, tek meclisli parlamento getirdi. Silahli Kuvvetlerin 27 Mayis 1960 günü yönetimi ele almasina kadar bu Anayasa yürürlükte kaldi. Bu zaman zarfinda esasa ve sekle ait bazi degisiklikler yapildi.
27 Mayis 1960’ta isbasina geçen Milli Birlik Komitesi TBMM’ni feshetti. 6 Aralik 1960 günü seçilen “Kurucu Meclis”, 27 Mayis 1961’de yeni Anayasa’yi kabul ederek, 9 Temmuz 1961’de halk oyuna sundu. 6 milyon 348 bin 191 evet oyu (% 61.50) ile kabul edildi. Hayir diyenler ise 3 milyon 934 bin 370 idi (% 38.50). Yeni Anayasa, 3 Temmuz 1961 günü 344 sayili kanun olarak Resmi Gazete’de nesredilip yürürlüge girdi. Bir baslangiç, 157 madde ve 11 geçici maddesi bulunan ve iki meclisli bir parlamento getiren Anayasa’daki ilk degisiklik 8 sene sonra 6 Kasim 1969’da yapildi. 1961 Anayasasinda en önemli genis degisiklikler 12 Mart 1971 muhtirasindan sonra oldu. 10 yillik uygulamanin isigi altinda 11, 15, 19, 22, 26, 29, 30, 32, 38, 46, 60, 64, 89, 111, 114, 119, 120, 121, 124, 127, 134, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 147, 149, 151 ve 152. maddeleri olmak üzere 35 maddesi degistirildi. 12 Eylül 1980’de Türk Silahli Kuvvetlerinin idareye el koymasindan sonra, bazi istisnai maddelerle yeni Anayasa’nin 7 Kasim 1982 tarihinde kabulüne kadar yürürlükte kalmistir.
1982 Anayasasi “Danisma Meclisi” ve “Milli Güvenlik Konseyi”nce hazirlandi. 7 Kasim 1982 günü halk oyuna sunuldu. 1.626.431 “red” oyuna karsilik (% 8.63), 17.215.559 “Evet” oyu ile (% 91.37) kabul edilmistir. Baslangiç, 177 madde ve 16 geçici maddeden ibarettir. Anayasa’nin genel esaslari, 1. kisimda, 1-11 maddelerinde belirtilmistir. Üçüncü kisim, Cumhuriyetin temel organlarini ve çalisma esaslarini tesbit etmektedir. Dördüncü kisim, mali ve ekonomik hükümlerdir. Besinci kisim, çesitli hükümler, altinci kisim geçici maddelerdir; yedinci kisim ise son hükümlerdir.
Anayasa’nin 146-153. maddelerinde belirtilen “Anayasa Mahkemesi”; çikarilacak kanun, kanun hükmünde kararname ve TBMM iç tüzügünü Anayasa’ya sekil ve esas bakimindan uygunlugunu denetler.
1982 Anayasasi’nda Cumhuriyet Senatosu kaldirilmistir. 143. madde ile de Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulmustur.